7 Ekim 2013 Pazartesi

Soğuk Ekim'in Sıcak Satırları

Son yazdığımdan bu yana epey zaman geçmiş.....

Kitap okudum, işler yaptım, güzel ve verimli zamanlar geçirdim....

Bir insanın, bu hayatta sevdikleri ile sevdiği şekilde zaman geçirmesinden daha önemli ne işi olabilir ki?

Zaman kavramı göreceli...Zamanla ilgili tek sıkıntım sevdiklerimle zaman geçirdiğimde daha hızlı akması...

Ankara'ya kış geldi. Artık sabahları güneş ile ısınma yerini kalorifere bıraktı. Elbette kahve ve mısır gevrekli kahvaltılarla....Kahvenin Brezilya kahvesi olması ÇOK önemli, bu da başka yazı konusu olsun. 


Yeni kitabım Tezer Özlü'nün Yaşamın Ucuna Yolculuk....Keyif aldığımı söylemek isterim. 



Esasında bu tarz kitapları sevmem ancak bu kitabı okumam tek sebebi aşağıdaki satırları bulmak;

".... ama insanın gerçek yeteneğini, tüm yaşamını, kanını, aklını, varoluşunu verdiği iç dünyasının olgularının sizler için hiç bir değeri yok ki. bırakıyorsun insan onları kendisiyle birlikte gömsün. ama hayır, hiç değilse susarak hepsini yüzünüze haykırmak istiyorum. sizin düzeninizle, akıl anlayışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla hiç bağdaşan yönüm yok. aranızda dolaşmak için giyiniyorum. iyi giyinene iyi yer verdiğiniz için. aranızda dolaşmak için çalışıyorum. istediğimi çalışmama izin vermediğiniz için. içgüdülerimi hiç bir işte uygulamama izin vermediğiniz için. hiç bir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, bir şey yapıldı sanıyorsunuz.

yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. evlerinizle. okullarınızla. iş yerlerinizle. özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. ölmek istedim, dirilttiniz. yazı yazmak istedim, aç kalırsın, dediniz. aç kalmayı denedim, serum verdiniz. delirdim, kafama elektrik verdiniz. hiç aile olunmayacak bir insanla bir araya geldim, gene aile olduk. ben bütün bunların dışındayım. şimdi tek konuğu olduğum bu otelden ayrılırken, hangi otobüs ya da tren istasyonuna, hangi havaalanı ya da hangi limana doğru gideceğimi bilmediğim bu sabahta, iyi, başarılı, düzenli bir insandan başka her şey olduğumu duyuyorum.'' 

Hey, hey, hey.....

Yanlış düşünmeyin, bu satırları keyif almak için arıyorum....

Gerçekten keyif için, garip ama gerçek....

Kimse kusura bakmasın; bu satırları yazan Tezer Özlü'den ziyade okuyan için arıyorum...Nasıl mı? Yazarlar satırları yazarlar ama her satır sahibini arar....Bu satırların sahibini de ben arayıp, buldum....

Sahibini Bulmuş Satırlara ve Nim'e....











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder